Benim uydurduğum biri Tostoroman!

2 sene once “Bir Dolap Kitap” da tanıtılan bir kitap sayesinde hayatımıza 2 isim girdi: Yazar Julia Donaldson  ve çocuk kitapları ilüstratörü Axel Scheffler. (Kitabı Türkçeye çeviren Yildırım Türker’ i de unutmamak gerek. Zira biz bu kitabı başka türlü bu kadar sever miydik bilemiyorum.) Ve  Gruffalo yada Türkçe adıyla Tostoraman‘ ı okumaya başladık. Çok iyi hatırlıyorum; bir kriz gecesiydi. Zar zor ikna edip yatırdığım Alpi, tepiniyor ve beni oldukça zorluyordu. Birden, önceden başucuma koymuş olduğum kitabı alıp alçak sesle okumaya başlamıştım. Anında susmuştu. O geceden sonra da sık sık elimize aldık bu kitabı. Sonra Tostoraman’ ın Yavrusu da giriverdi hayatımıza. Yavrusunu da çok sevdik.

Kitaplar güzel zaten bunu dünyaın bir çok yerinden okuyanlar onaylamış. Benim sizlerle paylaşmak istediğim asıl konu; kitaplarımızdan sonra Alpi ile yaptığımız aktiviteler ve bunlar için göstereceğim kaynaklar. Aşağıda tanıtım için eklediğim videolardan, kahramanlarımızı daha iyi tanıyabilirsiniz.

*”http://www.gruffalo.com/” burası Tostoraman’ in resmi sitesi. Şarkılar, oyunlar, yarışmalar vb aktivitelerle dopdolu. 
*www.tes.co.uk sitesine üye olduktan sonra buraya tıklayarak, aktivitelere ulaşabilirsiniz. Çok çeşit var eğlenceliler. Benden söylemesi.
*Drama için buraya
*5 yaştan küçüklere daha uygun olabilecek bazı aktiviteler için TIK.
*Making Learning Fun yine bir çok seçenek sunmuş.
*3-5 yaş aktiviteleri
*Karakterler ve kavramlarla ilgili soru-cevap örnekleri için TIK.
*Nokta birleştirme ve iki resim arasındaki farkları bul sayfaları
*Eşleştirme, kavramlar ve parmak labirenti için
*Kesinlikle yapmak istiyorum!
*Hikaye çarkı için TIK.
*Hareketli kitap yapmak isterseniz
*Bu da sevimli Tostoraman pastası ve kuzusu.
Bir Dolap Kitap’ ta da bahsedildiği gibi; ” Julia Donaldson öyküsüne bir çok kavramı yerleştirmiş. Orman, kaya, dere, göl gibi doğa terimleri; çeşitli hayvan türleri ve bir de sevimli (!) bir canavar… Kitap görsel olarak da çok zengin. Axel Scheffler harika bir orman dokusu yaratmış. İçine de çeşit çeşit çiçek, mantar ve değişik ot ile  kurbağa, kelebek ve başka böcekler serpiştirmiş.” Bahsi geçen kavramları da kitapları okuduktan sonra verebilirsiniz. İyi eğlenceler.
  • Share on Tumblr

ÇOCUĞUNUZA YAŞAM DÖNGÜSÜNÜ ANLATIRKEN ÖLÜM

Çocuğun ölümü sorgulaması ile ilk kez kardeşim Alpi yaşlarındayken karşılaşmıştım. Yakaladığı her yerde bana “Abla, sen ölecek misin? Annem&babam ölecekler mi? Ben de ölecek miyim?” sorularını peşpeşe sıralar; ardından da dakikalar boyunca sürecek gözyaşları ile benim ne yapacağımı şaşırmış halde onu tesellilerim gelirdi. 6-7 ay sürmüştü sanırım. Kardeşimin olduğu kadar benim için de kabus bir dönemdi. Bir türlü anlayamıyordum nereden buna takıldığına, nasıl ikna edeceğime, ne söz versem yalan olabileceğine..
Yaşlılık ve ölüm bağlantısı yüzünden ben Alpi ile de çok zor günler geçirdim geçtigimiz aylarda. Sevilen çizgi film Caillou’ nun bir bölümü yüzünden oldu bu:
Babasi&Caillou bahçede bir ölü kuş buluyorlar. Sebebini sorunca babası kuşun çok yaşlı olduğunu&bu yüzden olduğunu anlatıyor. Sonrasında çeşitli sebeplerden gün içinde insanlardan, anne-babasından “yaşlandım artık” diye sözler duyuyor&hepsinin yaşlandığı için öleceğini sanıyor. İngilizcedeki older kelimesi ile ilgili hepsi:) Biz bu bölümü es geçmişiz.Sonraki 3 ay Alpi doğru dürüst yemek yemedi. Kahvaltı, öğle, ikindi,akşam, aralarda meyve! Resmen açlık grevi gibi birşeydi. Durup dururken uzun dakikalar boyunca bana sarılıyordu.

Kuklalarla cözdüm olayi&dehşete kapıldım. Alpi’ nin mantık işleyişi:

Ben büyüyeceğim=anne&babam yaşlanacak

Yemek yemezsem=büyümem

Büyümezsem=anne&babam ölmez.

2-2,5 ay kadar da bunu atlatması icin mahvolduk. Şimdi kabullendi. Bazen insanlar kazalarla da ölebilir. Yaşlandigi icin de..Birçok sebep yüzünden. Kendimize iyi bakarsak sağlığımızı daha uzun süre koruyabileceğimizi anlattık. Daha çook uzun seneler birlikte olmayi planladığımızı söyledik:) Yani çok daha açık yollu bir anlatım olmak zorunda kaldı bizimkisi. Uzun bir süre konu açılmadı. Michael Jackson’ ın ölüm haberleri her ağıizdaydı ya; o zamana kadar :) “Aman Allah’ ım ölmüş mü?” diye odada koşturdu. -Kendisi cok sever Billie Jean ile dansetmeyi-:) O zaman da “Birisi öldüğünde özlüyorsak; kamera görüntüleri& fotoğrafları ile mutlu olabiliriz” dedik. Cd’ den yine dinleyip dans ettik-sanki şimdiye kadar en önden konserlerindeymişiz gibi:)))

1-2 gün sonra Atatürk gündeme geldi! Kalkıp Atatürk & MJ’ i uyandırıp -ki bu uyandirma da tv lerde bas bas “rahat uyu Atam” lardan geliyor; bir sürü öpüp yine yaşatacakmış. İdrak etmeleri bir panik daha yaşatıyor sanırım. Bu dönemde uyku ile ölümü sebep-sonuç ilişkisi içine sokacak mı acaba diye düşündüm. Öyle birşey olmadı.

Şimdilerde ölüm yine gündemimizde! Son hasta balığının da ölmesiyle tekrar başladı sorgulama süreci. Bende “Acaba hastalık=ölüm diye düşünür mü?” ler başladı akabinde.. Yok, öyle de olmadı. Zaten hasta olan balıkları almasaydık bir sebep olmadan ölmeyeceklerini biliyor bilmesine de; öyle bir laf ett ki, gidip o balıkçıyı gebertesim geldi:
“Anne, çok özür dilerim hasta balıkları seçtiğim için. Eğer ben onları beğenip de eve getirmeseydim; ölmeyeceklerdi!!!”
Bu da izah edildi…
Çocukla yaşam hep böyle sürecek. İlgilendiği anda odak noktası haline gelen konular, taze korkular, bastırılmış korkular, vicdan muhasebeleri, meraklar, anlatmak, açıklamak, örneklendirmek, bir daha bir daha bir daha…

Fırsat bu fırsat dedim&annelikten sıyrılık öğretmen kimliğime büründüm. “Neler yapabilirim bu doğal döngüyü iyice anlayabilmesi için?”

  • Finding Nemo (Kayıp balık Nemo) ve Up (Yukarı Bak), elimizdeki ölüm ile ilgili en sevimli iki animasyondu, izledik. Buradan çok yararlandım. Eğer televizyonu lehinize çevirmek istiyorsanız, benzer siteleri araştırın derim. 


  • Yukarıdaki gibi yaşam döngüsünü anlatan olay sıralama yap-bozlarını hazırladım.
  • Şunlardan aradım, bulamadım, sinir oldum ama pes etmedim bundan yaptık Alpi ile beraber.
  • Sonra aklıma bu kitap geldi; üsttekiyle ne diye uğraştım diye düşündüm. Kitabı da aldım. Bütün sorularını yanıtlayıp, ucu açık cümlelerle onu konuşturdum.
  • RifBaba’ nın ikinci büyüteç hediyesini kapıp bahçede ölü böcek gözlemledik. 
  • Kelebeğin yaşam döngüsü üzerine şipşak yazılmış bir canlandırma yaptık.
  • Yine içinde ölümün geçtiği, sevdiği bir şarkı olan “Köpek Uçmak İstemiş”i de söyledik.

Oldukça verimli bir çalışma&hayat tecrübesi oldu bizim için. Ama daha “Anne, baba siz de ölecek misiniz? Ne zaman? Ben de ölecek miyim?” ler tam anlamıyla başlamadı. Yaza doğru ve ya sonbahar başı gibi bekliyorum:)) Konu üzerine daha çok okumam gerek derseniz beğendiğim iki makaleyi paylaşayım sizlerle.
Birinci TIK
İkinci TIK

*Biterken Alpi uyuyor, RifBaba yemeli çimeli toplantıda & Volkan Konak – Aynalar çalıyor.

  • Share on Tumblr

SEVGİLİLER GÜNÜ SEVİMLİLİKLERİ -2-

14 Şubat faaliyetleri devam etmiş hamarat bayanların:

Kaynaklar:

http://bunnycakes.typepad.com/bunny_cakes/2009/01/class-valentines.html

http://secret-agent-josephine.com/blog/2009/02/06/free-valentines-for-you/

http://www.twoheartstogether.com/2010/01/25/free-printable-valentines-day/

http://www.creaturecomfortsblog.com/home/2010/1/29/valentine-freebies-diy-from-danielle-thompson.html

http://belladia.typepad.com/crafty_crow/

  • Share on Tumblr

SEVGİLİLER GÜNÜ SEVİMLİLİKLERİ -1-

14 Şubat’ a 2 haftadan biraz daha fazla var. Son güne kadar gözüme takılan güzellikleri gözünüze takayım istedim. Bazıları yapılabilir; bazıları da basılabilir & hazıra konulabilir:)


Bu içi tel, dışı tüylü tekstil kaplı olan şeylere ne deniyor bilen? Almak istiyorum da ne diye arayacağımı bilmiyorum.

Kaynaklar:

www.kate.net/holidays/valentine/cards.html

http://www.creaturecomfortsblog.com/home/2010/1/27/valentine-freebie-printable-mini-gift-notes-from-heysusy.html

http://www.creaturecomfortsblog.com/home/2010/1/28/valentine-freebie-button-cookie-recipe-free-printable-post-c.html

http://www.notimeforflashcards.com/2010/01/pretend-play-make-cupcakes.html

http://belladia.typepad.com/crafty_crow/2010/01/secret-message-decoder-cookies.html?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+typepad%2FiTVx+%28The+Crafty+Crow%29

http://www.makeandtakes.com/valentines-day-crafts-from-the-past?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+allaboutthemakeandtakes+%28Make+and+Takes%29

http://www.crafts-for-all-seasons.com/talkin-pencil-topper.html

http://themagiconions.blogspot.com/2010/01/make-playdough-hearts.html

http://www.makeandtakes.com/weekend-make-and-takes-valentines-day?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+allaboutthemakeandtakes+%28Make+and+Takes%29

http://bunnycakes.typepad.com/bunny_cakes/2009/01/sweetheart-valentines-day-classroom-cards.html

*Biterken Alpi kucağımda & RifBaba hasta, uyuyor & Alpi – Gel Yanıma Geeeeel Gel Geel söylüyor

  • Share on Tumblr

SANDPAPER LETTERS II/ZIMPARA KAĞIDI HARFLERİ II

21.10.2009 diye bir de güzel kaydedip de anca aklıma gelen “El yazısı zımpara kağıdı harfleri” miz. Yapılış bir öncekilerle aynı.
 
 
Bu renk paspartu kağıtları & daha büyük olan ebatlar; sanırım Alpi’ nin daha çok ilgisini çekti. Font için bir TIK.
 
Hemen uyarayım; bu karakteri zımpara kağıdına uygulamak daha da meşakkatli. Harflerin boyutları da birbirinden farklı. Daha önce birçok örneği incelemiş olduğumdan; üç farklı boya hazırlamakta karar kıldım. Sırada SP Numerals:)

*Biterken Alpi uyuyor, RifBaba gelmek üzere & Frank Sinatra – Singing In The Rain çalıyor.

  • Share on Tumblr

UYKU KARDEŞİM NEREDESİN?

Projemizin bu fotolarını eklemeyi unutmuşum. Birkaç günümüz yaklaşık şöyle geçti:

 
 
 
 
 
Ben tam günü bu şekilde bitirdim demiştim ki; ertesi gün için söz verdiğim puzzle’ lar aklıma geldi. Hahayttt! Uyku kardeşim, çek elini!

Resimleri stickerlara bastım & kalın kağıt/mukavva/kartona yapıştırdım. Ben 300 gr lık herhangi bir kağıt seçtim. Lamine ettim. Önce 2-3 parçaya bölüp sundum; birkaç gün sonra tam parçalara ayırdım. Puzzle’ lar lessonsense’ den. Rakamlarla ilgili olanlar pek keyifli. Her rakamı farklı şeklide ayırmışlar.

 
 
Matruşkalar teyzeden. Oyun hamuru en pratiğinden: un+su+tuz.
*Biterken RifBaba&Alpi uyuyor; ElfAna yarınki temizliği düşünüp poffluyor & Leonard Cohen-I’ m Your Man çalıyor.

  • Share on Tumblr

UZAY

Ev okulumuza eklemeler yapmaya devam ediyoruz. Her aya 1 proje. İlk projemizin konusu “UZAY” dı. Geçtiğimiz ay boyunca Alpi ile uzay hakkinda; onun yaşına&ilgisine göre ne var ne yok bi gözden geçirdik. Aylık plan yapmaya karar verdim; bu böyle olmuyor. Daha sonra onları haftalara, gerekirse günlere böleceğim. Gerekirse diyorum çünkü kendime hala güvenemiyorum.  Okulda etkinliğin ortasında çocuklar aniden “banyo yapacağım” veya “kurabiye istiyorum” demiyorlar. Bu tür bölünmeler olabiliyor. Üstelik yemekleri de öğretmen hazırlamıyor. Bulaşığı, temizliği.. Haliyle epey vakit alıyor gün içinde. Bakalım; 15 gün tatilde plan yapmayı düşünüyorumJ)

Güzel bir tesadüfle yazki sayılardan bir tanesinde Uzayı işlemişler “Meraklı Minik” te. Ayın evreleri, uzay mekiği yapımı, küçük kitapçık oluşturma, eşleştirme kartları, 8 gezegeni özellikleri ve konumlarıyla inceleme ve gökyüzünde Venüs gözlemi, astronotlar nasıl giyinir, niye giyinir.. Buradan yararlandık.

 

Hikaye&kaynak kitaplarını sürekli gözden geçirdik. İlgi çekici yerleri ve merak edilenleri Nasa görüntüleriyle destekledik.

Wall-e & Oyuncak hikayesini izledik. Bilgilerimizi animasyonlardaki sahnelerle pekiştirdik.

  
Odasına çadırını kurduk&gezegen lambasını açıp; dürbünüyle gözlem yaptık. Hazırladığım resimlerle gerçekte dev dürbünler diyebileceğimiz teleskoplarla gözlem yapıldığını anlattım.

Yine Nasa görüntüleriyle; bazı gezegenlerin dönüşlerini, uzay seslerini, kontrol odasını&mekiğin kalkışını; heyecanla bilgisayardan defalarca izledik. Nasa’ nın çocuklar için olan sayfaları eğlendirdi.

 
Artık yararlandığım site/blog kayıtlarını düzgün tutuyorum. Bununla birlikte eskilerden bir şeyler çıkınca karşıma maalesef bulamıyorum kaynağını. Bu uzay mekikleri de onlardan biri.

Astronomi kartları Montessorimom’ dan. Gökyüzünden bulmak falan hak getire bu yaşa. O yüzden ben de gökyüzündeki yıldız kümelerini noktaları birleştire çevirdim.

Yine montessorimom’ dan gezegen eşleştirmeleri. Sağdaki çalışma kağıtları ise “Işık yayan ve yaymayan objeler” & “Büyümesi için güneş ışığına ihtiyaç duyanlar”. İşimizi görmeyenler acımasızca x işareti ile lanetleniyorJ

Bir de “krater deneyimiz” vardı. Kabaca; bir kaba kum doldurup topu uzaktan içine fırlatıyorsunuz&meraklı bilim adamı gidip hasarı, derinliği, uzaklığı vb ölçüyor.

Gezegenlerle ilgili bir tek şarkı bulabilmiştim. Onu da kaydetmediğim için bölük pörçük sayıklıyoruz.  *Biterken Alpi çiftlik hayvanlarıyla oynuyor, RifBaba fotoğraf çekiminde, ElfAna biraz sonra yağacak yağmurda kudurmak için Alpi’ nin şemsiyesi nerede diye düşünüyor&Nirvana-All Apologies çalıyor.

  • Share on Tumblr

SANDPAPER LETTERS / ZIMPARA KAĞIDI HARFLERİ


 

Ne zaman bitecek bakalım bu yazı diyordum; bitti işte! Nihayet “Zımpara Kağıdı Harfleri” miz huzurunuzda. Coştum ilk önce düz yazı fontlarından yaptım. Sonra M.E.B.’ nın el yazısı aklıma geldi & ikinci grubu da hazırladım. Epey meşakkatli bir iş baştan söyleyeyim; özellikle el yazısı ile olanlar!




Nasıl yapılır?

   

İlk önce bir yapı marketten –ben Koçtaş’ ı tercih ettim- en uygun gelen “Su Zımparası” nı aldım. Benimkinin barkodunda yazanlar: SU ZIMPARASI 240 KUM 230X280TBK. 4’ er adet her iki grup için de yeterli oluyor. Fontların çıktısını alıyorsunuz. Varsa karbon kağıdı ile yoksa çıktısını aldığınız harfleri kesip; şablon gibi kullanarak-arkalarını çevirmeyi unutmadan-; zımpara kağıdının arkasına harfleri çiziyoruz. El becerim iyidir diyorsanız maket bıçağı; değilse mutlaka sivri uçlu bir makasla zımpara kağıdı harflerinizi oluşturuyorsunuz. Neden yapım aşamasını fotoğraflamadım? Şiddetle maniküre ihtiyaç duyduğumdan Çok sinir bozucu bir süreç. Birkaç kere “Ehhhh! Yapmıycam bea!” diye kendi kendime çemkirdiysem de bitirebildim & sonuçlarını çektim.

 Zemin için: “Renkli Maket Kartonu” ya da “Paspartu Kartonu” diye bilinen malzemede karar kıldım. Düz harfler için kullandıklarım elimde zaten vardı. El yazısı harfleri için epey hummalı bir araştırmadan sonra; 10 yıldır görmediğim bir arkadaşım aklıma geldi & tahmin ettiğim gibi de imdadıma yetişti. İhtiyaç duyan olursa:
Galeri Gülay 422 66 00.

Düz yazı harfleri. (Ben de montessorimom dan aldım. Tasarruf olsun diye renkleri açıp koydum)
Sabitleme için ben direkt Japon yapıştırıcısına yöneldim. Artık iyice bunaldığımdan mıdır nedir; solvent molvent, yok zararlı yok içeriği bu düşünmeden sabitledim harfleri.

Unutmadan; sandpaper letters box’ ımın sırrı ne biliyor musunuz? Kipa kırtasiye bölümündeki bitmiş kalemkutusu, not defteri kutuları:) 

PS. El yazısı için olanlar artık yarına anca yetişir. 

  • Share on Tumblr

NELER YAPTIM NELER!

Kaç aydır bekleyenler var aralarında. Belki de senesini kutlayacaklar.. Ya başka şeyleri öne aldım ya savsakladım. Baktım ki artık birikiyorlar; 4gün sosyal hayata mola verdim. Şimdi bu kadar şeyi nasıl depolamam gerek diye kafa yoruyorum. 

Bu evrak düzenleyicisini burada & alttaki raflı düzenleyicinin çekmeleceli olanlarından gördüm Ikea’ da. Acil hem de çok acil lazım. E evde bi de bunlara yer ayarlamak lazım. Off..


DÜZENLEYİCİLER

Bu iki fotoğraftaki düzenleyicilerden acil lazım. Bir Kemeraltı, bir Karabağlar & bir de Ikea paklar beni:)

Gelelim yapılanlara:
Renkler & desenlerle ilgili eşleştirme

Şekiller üzerine bir eşleştirme kitapçığı; montaj için harika bir fikir bekliyor!

Büyük/küçük sıralaması

Şekiller & renkler kitapçığı

Renklerle ilgili gruplama

 
 







Tamamlama

El-göz koordinasyonu için birebir. Makas kesme için ön çalışma olabileceği gibi yazma için de bir ön çalışma.
Bu iki resim de “Ev Kurallarımız” için seçilenlerdendi. Bununla birlikte Alpi’ yi oldukça rahatsız etti. Koyup koymamak arasında kaldım. Şimdilik benzer hareketler yaptığında “Böyle kötü görünüyor yüzüm değil mi?” diye resimlere koşturuyor.

Yuhh olsun bana. Taa mayıs ayının yazısında buldum aradığımı. Ki o postu da gecikmeli yazmışım. O kadar aydır bu meyve & Sebzelerin iç kesitlerini hazırlayacakmışım. Neyse yapıldılar artık.

Yararlanılan kaynaklar Childcareland, Homeschoolcreations. Sırada neler var neler :) Yeni çalışmalar, Alpi’ nin maceraları, İzmir Montessori anneleri & yavrucakları buluşması, gitmezsem artık kafayı yiyeceğim bir Bodrum tatili… Biri bizi durdursun yahu!!

 

  • Share on Tumblr