Farkyaratan Eğitim Zirvesi-1.Bölüm

IMG_20151129_215915

 Geçtiğimiz perşembe günü, 29 Kasım’ da gerçekleşen, “Farkyaratan Eğitim Zirvesi” için İstanbul’ a gittim. Ayrı postlar halinde paylaşacağım.

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Fikir annesi ile Banvit bulusmasi

photo2

1 Haziran Pazar günü, çok eğlenceli bir buluşmaya katıldım. Fikir annesi, Banvit ve sosyal medya anneleriyle tükettiğimiz endüstriyel ürünler, beslenme alışkanlıklarımız ve özellikle  tavuklar hakkında konuştuk. Banvit’ in sosyal sorumluluk projelerine değindik ki; araştırmanızı tavsiye ederim. Bir tanesini -mesleki ilgi de diyebiliriz; özellikle beğendim. 0-6yaş grubunun dahil olduğu, 100 kadar çocuğun olduğu kreşleri. Diğer firmanların da bu duyarlılıkta olmalarını diliyorum.

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Özgürlüğümüz kısıtlanamaz

Bu bir ortak yayındır. Bu konuya duyarlı birçok blogda bugün bu yazıyı göreceksiniz.

***

Özgürlüğümüz kısıtlanamaz

#TwitterBlockedinTurkey

T.C. Anayasası

VIII. DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA VE YAYMA HÜRRİYETİ
Madde 26

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma haklarına sahiptir.

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Bodrum’ um geldi!

Yine çok fena geldi. Gebeliğin başlarında gittiğimde; hiçbir şekilde zevk alamadığım gibi, stres dolarak geri dönmüştüm. Kanamalar falan puff.. Kanamanın başlamasından önceki saatlerde, Alpi ile yürüyüş yaparken çektiğim fotoğrafları hatırladım geçenlerde. Paylaşmak isterim. Hiç olmazsa; özlemim de azıcık giderilmiş olur. olur mu acaba?


Bulutlar böyle oldu mu; ben dayanamayıp, objektifi gökyüzüne çeviriveriyorum.

Turgutreis Liman’ dan kesit.

Bir gün karşı kıyıdan yarımadayı mutlaka izleyeceğim. Çocukluk hayalim bu benim.

2. el pazarından pazarlıkla 1 Diraya Lira aldığı arabalarla oynuyor.

Küçükken buradan denize girerdik. Çok da güzel kumu vardı. Geçmiş olsun..

Bazen yarımadada gezinmek bana acı veriyor. Özelikle çocuk gözümle gördüklerimi anımsamak..Eski bakir hallerini bilmek.. Eski evimizin önünden geçmek; hele ki babaannemin evinin önü… Eski patikalar. Üzerinden hızla arabalarıyla geçenlerden hiçbiri bilmiyor bunları.

Yavrularımdan birisinin elleri ellerimde, diğeri karnımda huzurla gezindiğim güzel bir akşamüstüydü.

Gece odamıza aldığımız küçükhanım. Doğruca Alpi’ nin yanına sokulup,yalayarak uyandırdı:) Alpi mutluluktan sevinç çığlıkları atmıştı :)

*Biterken; PS3′ den yayılan gürültüyle benim uykum açılırken, RifBaba ninni gibi algılayıp tekrar uyudu. Alpi, heyecanla oynuyor. Saat 06:30.

  • Share on Tumblr

Van’ a yardım edelim!

Zor günler yaşıyoruz. Peşpeşe şehit haberleri, kazalar ve 7.2′ lik deprem. Twitter’da okuduklarımdan bazıları dehşete düşürüyor beni…

Şu an destek zamanı! Köy muhtarlarından telefonla bağlantıya geçebilenleri dinledim. An itibariyle hava sıcaklığı sıfıra düşmüş. Bebekler hastalanmaya başlamış, doğum sancısı tutan kadınlar, tıbbi yardım, gıda yardımı, çadır, giysi, su, ped, battaniye, yün çorap, yün patik, yün iç donu…

Belediyelerin önlerinde yardım toplama merkezleri oluşturulmuş durumda. Alpi’ ye hediye gelen kullanılmamış kıyafetleri, iyi durumdaki bot ve montları, battaniye, atkı, bere ve oyuncak ayırdık ve biraazdan RifBaba bunları Bornova Belediyesi’ nin Büyük Park Uğur Mumcu’ daki  toplama merkezine teslim edecek. İzmir için yardımları adresine ulaştıracak bulabildiğim tek adres burası.

http://twitter.com/#!/VanDayanisma

http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com/

https://www.facebook.com/vandayanisma?sk=wall

http://twitter.com/#!/AKUT_Dernegi

http://turkey-2011.googlepersonfinder.appspot.com/query?role=seek

http://www.kizilay.org.tr/kurumsal/index.php

  • Share on Tumblr

Bugün burada

Gözümün biri tv’ de Whistleblower; diğeri netbook’ un ekranında. Bir süredir savsaklıyorum blogu. Halbuki bir yazı dizisi hazırladım. Maksat paylaşmak. Bir dizi röportaj sürprizim var. Ama bazen gerçek hayatta bir şeyler öne geçiyor. Sanalla gerçek, gerçekle sanal karışıyor. İşler arapsaçına dönüyor. Oluyor. Olabiliyor. Hayat işte. Çocuğunuza Sınır Koyma; ayıla bayıla okuduğum bir kitap. Hem de defalarca. Birisi de bana okusa bu kitabı. Büyümeye devam. Dedim ya, yazdım ya; sadece H-A-Y-A-T!

Bugünün anlamı büyük benim için. Yeni öğretim yılına yeni bir kurumla merhaba diyeceğiz. Şu anda ayaklarım yerden kim bilir kaç metre havada! Yıllarca da inmezler umarım. Tam umudumu kaybetmişken; Alpi’ nin yıllar boyunca gülümseyerek hatırlayacağı bir okulu olamayacak mı derken…

Bugün başladım ben yeni okulumuza. Bir süre hizmet içi eğitim, sınıf düzenlemesi, personel kaynaşması ve toplantılarla geçecek. İki gün boyunca kara kara düşündük RifBaba’ yla. Ben yanımda Alpi’ yi götüremeyeceğim. Babası işyerine götürse ilgilenemeyecek. Bu da en az 7 saat bilgisayar başında oyun oynaması demek. Bayrama kadar sürse bu durum, 15 gün! Ben çocuğumu tanıyorum; daha da iflah olmaz!!! Nurti‘ ye danıştım, en iyisi bu süreçte okula yakın başka bir okula kayıt yaptıralım dedik. 10-15 gün için tam ay parası vermek de çok sinir bozucu. 700-800 TL. Babaannesini arasak? Köyde işler yoğun. Yeni bebek var ilgilenilecek. Ramazandayız ve özellikle haftasonları kalabalık gruplar geliyor. En son gitiğimizde halasıyla yardıma kalkıştık; 200 e yakın tabak yıkadık! Gelebilir mi? Geliyor:)))) Rahatladık.

Dil çalışmalarına başlıyorduk. Askıya aldık babaanne gidene kadar. Sonra devam edeceğiz. Çok kararlı okuma-yazma öğrenmek konusunda.

Bugünden bahsedeyim biraz daha. Personel birbiriyle tanıştı. Sohbet ettik. Bir tanesi liseden aynı dönemde okuduğum bir arkadaş çıktı. Ne sürpriz. Bir başkası zaten arkadaşımdı; memnun olduk. Okulu gezdik. Herkes benim kadar heyecanlı mıydı? Hatırlamıyorum. Benimki bana yeter. Sınıfları düzenlemeye başladık. Masalar, sandalyeler, raflar hep streç sarılıydı. Açtık, kurduk, temizledik ve yerleştirdik. Danışmanımızı saatlerce bekledik. Hazırlandı, izledim, hazırlandı, konuştum.. Sonra bahçede bol bol sohbet ettik. Birbirimizi, kurum sahiplerini anlamaya çalıştık. RifBaba ve Alpi geldi. Bahçede mangal keyfi başladı. Alpi diğer çocuklarla oynadı, 3 tane salıncak daha olduğu halde; ağaca asılı bir tanesi için amansız bir mücadeleye girdi. Yemek yedi. Göletteki balıkları izledi ve kurbağaları yakalamaya çalıştı. Bir
Palomena prasina  ile dakikalarca oynadı, öptü ve kendi yanağına sürttü. Öptürmek istedi sanırım. Bilse  başına gelebilecekleri:)))) Eve getirmeye kalktı da en sonunda bahçedeki arkadaşlarının onu özleyebileceğine ikna ettik, bıraktı.

Eve dönerken; “En mutlu günlerimden birisiydi. Çok eğlendim.” dedi ve dünyalar benim oldu. Başladığımız gibi devam etsin.

* Biterken; Whistleblower’ ın hakkını veremedim, dayanamadım. Alpi uyuyor, RifBaba filmi izlemeye devam ediyor. Bir süre gün gün okulu yazacağım. Bununla beraber, hangi kurum olduğundan bahsetmek yok. Kendi aramızda yazıp, okuyoruz işte 😛

  • Share on Tumblr

Bugün burada teyzesi evlendi

6 Kasım 2010 Cumartesi saat 16:00
 


*Mola yerlerinde çok eğlendi. Yörsan’ da kaşarını uzata uzata tostunu yedi -ayran sınıfta kaldı, sevmedi-. Sisli fotoğraflar Balıkesir’den saat 09:50. Alpi uyuyordu; dönüş akşama denk geldi&sise hayran kaldı. Neredeyse geç kalıyorduk! Teyze & damat pek güzeldi. Tuğçe’ den ayıramadık. Anneannesi çok heyecanlıydı, dedesi mütemadiyen ağladı. İlk kez 2,5 aylıkken; ikinci kez ise nikahta gördüğü büyük büyük annesi & büyük teyzelerini çok sevdi. İlk kez gördüğü büyük eniştesi, büyük dayısı, büyük yengesi & İbo amcasıyla bol bol sohbet etti; gördüğü ilgiyle gelini ardında bıraktığı için bol bol şımardı. Annesini “Şıracının şahidi bozacı olamaz!” diyerek geri çeviren nikah memuru kendisini sevgiyle anıyorum! yüzünden bir anda kendisini nikah şahidi olarak bulan babasına; nikah esnasında koşturup, iphone’ nunu vermezse arıza çıkartacağı konusunda sinyal verip nikahı böldü ve telefonu kaptı :) şantajda geldiğimiz son nokta! Kuaförlerde makyaj yapan herkesin toplatılıp, imha edilmelerini talep ediyorum! Nikah sonrası damadın evinde yemek yedik. RifBaba mide fesadı geçirecekti; herşey mükemmel organize edilmişti amaaaa damadın anneannesinin ev yapımı baklavası on numaraydı! Yemek sonrası davetlilerden pek hevesli bir din adamı amcanın; gelin&damadı bir odaya kapatarak “Gelin kızım, giydiğin çorabı evinize geçince ıslat&damla damla bütün odalara serp; evinize bereket getirir”diye salık vermesini yorumsuz bırakıyorum. İsteyen varsa çorabın diğer tekini yollayabiliriz 😛 Son olarak; gelin & damat! Mutluluğunuz daim olsun :))))

  • Share on Tumblr

"Alpi Harikalar Diyarında" 2 yaşını doldurdu :)

Bakmayın profil sayfamdaki Ağustos 2009 tarihine! Ayarlarla oynayıp, yazar bilgilerimi, adımı tazelerken birden oluverdi. “Amanın! Uff puff!” dediysem de blogger bakmadı gözümün yaşına.
2 sene önce bugün, “Alpi Harikalar Diyarında” yı toparlayıp, paylaşıma açmıştım. İlk yorumumda ne yalan söyleyeyim,şaşırmıştım :) Güldem‘ in &  Lori’ nin (Camp Creek Blog) yorumlarıyla “Aaaa! Cidden sessiz sedasız okuyup, takip edenler varmış lan!” demiştim.
Alpi Harikalar Diyarında” sayesinde bir çok insanın dünyasına da adım atmış oldum. Evimizdeydiler, evlerindeydik. Sonra cidden evlere adım attık.
Yaptığım en dangalakça yanılgı Açalya & Anne ve Bebişi ile ilgiliydi. Kızlar, acemilik yıllarıydı :) Açalya’ nın; Dante’ nin doğum günündeki fotoğraflarından birini- kaldırmışsın Açalya, gösteremiyorum- Esra olarak bellemişim. Sonra da “Ne kadar benziyorlar!” diye dahiyane bir fikre kapılmıştım. O gece, Facebook başına geçenlerin yüz ifadeleri kaydedilebilseydi, kesin açık ara farkla öne geçerdim!!!
Ben hala açılamadım tam olarak. Araya hayat giriyor. Ağır aksak gidiyorum çoğu kez. Kararlar alıp yarım bırakıyorum. Coşuyorum, kızıyorum; bazen yüzümde salak bir ifadeyle ekrana takılı kalmış buluyorum kendimi. Bazen dertler benimmiş gibi çare arıyorum, yazıyorum da yazıyorum. 2 yaş krizindeyim, ona göre Ama seviyorum “Alpi Harikalar Diyarında” yı, Alpi’ mle yaşadıklarımızı…İyi ki diyorum; iyi ki başlamışım.
Bugün burada ,tüm blog arkadaşlarım: ŞEREFE! :)

 *Biterken, evdeki 6 kişi de uyuyor; coşmuş bir grup arabalarından son ses türkü dinletip halay çekiyorlar. Saat 02:00. bürrrssstttttt öküzler bürssstttt!!!

  • Share on Tumblr

Bugün, tam şu anda..

Küçükken en sevdiğim şeydi: Kepçeleri kirazlarla süslemek:)

Masmavi gökyüzünde sanki mini mini pamukçuklar gibi duruyor bulutlar.

“Yaşasın yaz geldi” ya! Deniz, güneş, kumlar, hayaller…

Bunu hesaba katmamışız!

Sabahın 09:35′ ine benziyor mu? Hoşgeldin yaz partisi yapmadık diye biliyorum ben:)

  • Share on Tumblr

Bugün burada..

Bu kez şaşırdım Bodrum’ da. Bir çocuk vardı bir de Alpi. Bu çocuk 6 yaşında. Günde 7 saat bilgisayar oynuyor. Annesi oyun yazmasını öğretmiş bu yaşına kadar yalnızca. Bilgisayarı açınca otomatik olarak açılan google kutucuğuna oyun yazıp kendi başına oynayabilsin diye..Bu çocuk bugün bana denizde yansıyan güneş pırıltılarının ne olduğunu, muzun nasıl soyulduğunu, makinistin ne demek olduğunu, birisine neden teşekkür ederim dendiğini sordu…
Ve aynı gün şeytanın her an etrafında dolanıp karanlıkta O’nu yakalamak istemediğine, yaramazlık yaptığında -annesinin anlattığı- karanlıkta O’ nu bekleyen yaratıkların olmadığına, örümceklerin lanetli olmayıp öldürmesine gerek olmadığına, saatlerce bilgisayar oyunu oynayıp ardından televizyonun başına geçmemesi gerektiğine, 6 yaşındaki çocukların motosiklet kullanmasının doğru olmadığına, oyunda hile yapmanın -babası anlatmış- kazanmak için gerekli olmadığına, okula gitmenin gereksiz birşey olmadığına ikna edilmeye çalışıldı…
Annelerin, haklı bile olsa; çocuklarını dövmeye hakları olmadığı, bu yaştaki çocukların kasksız, hele de motorsikletin ön tarafına kucakta oturtulmayacağı, üstü başı kirlendiğinde “Annem bana çok kızacak” diye korkudan ağlanmayacağı, ve benzer birçoğu ise dudaklarımın ucuna gelip; boğazımı acıtarak yutuldu…
İkimiz de kafalarımız karışmış olarak evlerimize gittik…

  • Share on Tumblr