Karne günü

imageBu, sürpriz oldu! Takdir ve teşekkür belgeleri, ilkokulda mı verilmeye başlanırdı? Eve gururla gelip kağıdı gösterdi.

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Farkyaratan Eğitim Zirvesi-1.Bölüm

IMG_20151129_215915

 Geçtiğimiz perşembe günü, 29 Kasım’ da gerçekleşen, “Farkyaratan Eğitim Zirvesi” için İstanbul’ a gittim. Ayrı postlar halinde paylaşacağım.

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Çocuğunuza sınır koymak ve duygu yönetimi

image

Geçtiğimiz perşembe günü, BBOM İzmir Kooperatif grubu olarak Psk. Gül Kurtoğlu’ nun bir söyleşisindeydik. Saat 19:00′ da başlayan söyleşide, dinledim, sordum, güldüm, bilgilerimi tazeledim ve yeni fikirler edindim. Kendi fikirlerimle karıştırarak paylaşmak istiyorum.
DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Fisher Price Rainforest

Fisher Price Rainforest fisherprice flashcard montessori

Flash kartlarla aram hep iyi olmuştur. Alpi büyürken çok kullanmıştım. Kuzi geldi 2 yaşına, hala aynı kartları kullanıyorum. İki çocuklu hayat, BBOM, çalışma hayatı, Alpi’ ye destek, rutin işler derken; kağıt işlerinde eskisi kadar aktif olamıyorum.  DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Okul öncesi eğitimin önemi

image

Kendimi sıklıkla “Okul öncesi eğitim gerekli mi?” sorusunun yanıtını tartışırken buluyorum. “Zaten ilkokula başlayacak.”, “Daha çok küçük.”, “Bu yaşta çocuk poposunu mu temizleyebilirmiş?”, “Bu yaşlarda 1-2 ay bile fark edermiş. Ya çocuğumu ezerlerse?”, “Öğretmenine nasıl güveneceğim?”, “Biz anaokuluna mı gittik?” vb savunma cümleleri sıralanır. %85 gördüğüm; anne de içten içe istekli ama endişeleri ağır basıyor.

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

7-8 yaş dönemi

catsnucrıt

“Bayramın dördüncü günündeyiz. Cuma gününden beri fır fır gezdiğimizden olacak ki; tüm günü evde geçirmek iyi gelmedi. Feci şekilde sıkılmış durumdayız.
Yarın Bodrum’ a gitmeye karar vermiştik. Bayramdan önceki hafta RifBaba dört günlüğüne İstanbul’ daydı. Bu durum Alpi’ yi oldukça olumsuz etkiledi. O büyülü anneye düşkünlük dönemi de sona erdi. Artık babaya hayranlık duyuyor. Dün arabada dedi ki; -“Babişkooo, güneş gözlüğünü çıkartıp bana bakar mısın?”

RıfBaba çıkarttıktan sonra da

-“Ayyy işte bu bakışlarına bayılıyorum babik! Hep gözlüksüz dolaş! Bana hep böyle tatlı bakışlarınla bak!”

DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Başka Bir Okul Mümkün biliyor musunuz?

bbom-ekolojikBodrum’ da Türkiye’ nin eğitim alışkanlıklarını temelinden oynatabilecek bazı gelişmeler oluyor. Mutlu Keçi diye bir okul açıldı. Bir veli insiyatifi okulu. Böyle okul adı mı olur? İsim okulun çocukları tarafından konduysa bal gibi de olur. Bir de resmi adı var: Özel Yahşi ilkokulu. DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

15 Yer yatağı örneği – Uyku 4. bölüm

Bebeğinizi yer yatağında yatırmaya karar verdniz. Sonraki adım nasıl bir yer yatağı seçeceğinizdir. İşte 15 yer yatağı örneği.

615b55a3ed7b6cce50eb0096d0d7d9cf DEVAMINI OKU

  • Share on Tumblr

Dunstan Baby Language

 Yenidoğanınızın aslında sizinle konuştuğunu söylesem, ne düşünürdünüz?

Priscilla Dunstan. Kendisi sesler üzerinde fotoğrafik hafızaya sahip olduğunu söylüyor. Sesteki doku, renk ve tınıları duyabiliyormuş. Anne olduktan sonra, bu becerisi sayesinde, bebeğinin bazı temel ihtiyaçları için aynı sesleri çıkardığını fark ediyor. Yakın çevresindeki gözlemlerinde de yanılmıyor, sonraki 8000 bebekte de. Araştırmaları sonucu ortaya çıkan sonuç şu: Dünyanın her yerindeki bebekler, din, dil, ırk ve cinsiyet farkı olmadan, temel ihtiyaçları için aynı sesleri kullanıyorlar.

Bunlar;

Neh – Açım
Eh – Gazımı çıkart (ağızdan)
Eairh – Gazım var (bağırsaklarda)
Owh – Uykuluyum
Heh – Rahatsızım

Bu beş ses birbirinin aynı gibi gelse de, dikkat kesilince rahatlıkla ayırd edilebiliyorlar. İlk bebeklerini kollarına alan anne babalar ile bizim gibi; acemi büyük kardeşli aileler için inanılmaz bir kolaylık. İlk bebeğimi doğurduğumda Dunstan’ dan bihaberdim. İkinci bebeğimdeyse şanslıydım. Alpi ile adaptasyon döneminde çok yararını gördük, daha önce anlatmıştım. Ne yazık ki; her güzel şey gibi bu beş ağlamanın da geçerli olduğu bir zaman aralığı var. İlk üç ay. Kuzi şimdilerde “neh” in yerine “mem” ve “anneeei” yi koyuyor.

Ağlamalar sırasında dikkat edeceğiniz bazı noktalar var. Ağlamanın başını yakalamanız gerekiyor. Aksi taktirde çığlık çığlığa ağlarken tespit yapmayı sürdüremezsiniz. Baskın sese kulak vermek gerekiyor. Kuzi’ nin ağlamalarına ilk kulak kesildiğimizde sadece “üveee” duyuyorduk. Arada “ınga” lar duyulmaya başlandı. Sonra “ınnaahh”, “naehh” ve “en sonunda temiz bir “neh” yakalamıştık Alpi ile. Baskın sese hala ulaşamadıysanız, bebeğinizi tuttuğunuz pozisyonu değiştirmeyi deneyin. Buna rağmen bir fark duyamıyorsanız; iç sesinizi dinlemenizi tavsiye ediyorum :) Daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak, hatta eğitim almak isterseniz  buraya bir göz atabilirsiniz.

Aşağıda, Oprah’ ın Dunstan ile yaptığı programının tanıtımı var. İyi eğlenceler diliyorum.

  • Share on Tumblr

İlkokula 12 gün kala…

Heyecan dorukta tabii ki. Bugün yine sabahtan okula uğradık. Bu kez RifBaba da müdür ile tanışmak istedi. Gittik, tanıştık. Yine bir şeyler değişmiş. Norm kadro fazlası olan 5. sınıf öğretmenlerinden bahsettik. Alpi’ nin öğretmenini belirlemiştik. Her şey yeniden başlayacak korkarım ki!


Başka okullardan 10 tane norm kadro fazlası öğretmen gelecekmiş ve 2 hafta içinde yetişirlerse; 1. sınıfları onlar alacakmış. Pofff şimdi yine aynı telaş, aynı belirsizlik. Acaba Alpi hangisinin sınıfına düşecek? Acaba öğretmeni ılımlı birisi mi? Gelmesi muhtemel öğretmenlerin genç tayfadan olmadıklarını biliyoruz. Hepsi de yılların öğretmeniymiş. Bu durumun hem avantajları hem de dezavantajları var. Sınıfa hakimiyet, ders anlatımı konusunda tecrübe olacak. Bunun yanında hiç sanmıyorum ki; yeni teknikleri ve eğitim yaklaşımlarını biliyor olsunlar. Çok ama çok az öğretmen belli bir seneden sonra yeniliklere açık kalabiliyor. Çoğunlukta bir “Ben oldum” havası. Ne acı…
Bu norm kadro fazlasi öğretmenlerin okullara dağıtılmasıyla; sabah başlayıp 14:30′ da bitecek olan okul; öğlen 13:00′ de başlayıp akşam üzeri 17:00′ de bitecek. Anasınıfı ve 1. sınıfların hali bu olacak. Ne verimsiz, ne ters saatler…Deveye sormuşlar boynun neden eğri; nerem doğru ki demiş…
Bugüne dair tek güzel haber; 3 tane açılması planlanan 1. sınıf derslikleri 5′ e çıkartılmış. Yani 35′ lere varacak sınıf mevcudu 20′ lerde olacak. İnsan şöyle hissediyor; elini bir kez MEB’ e kaptırınca, bahtına ne çıkacaksa ona razı gelmek durumundasın. Peeh! Tam da benlik iş!
Hafta sonu gidip; oğlumuzun okul formasını alacağız.Böylece ilk kez bir forması olacak. Hizaya sokuluyoruz yavaş yavaş..
4+4+4′ e başından beri tepkili yaklaştım. Alpi oğlan okullar açıldığında tam tamına 75 aylık olacak. Zaten okul çağı. “Ohh yırttınız siz” diyenler; hiç utanmıyorsunuz değil mi? Hiç kafanız çalışmıyor. Senin 66 aylık çocuğun, benim 75 aylık çocuğu ve başkasının 84 aylık çocuğu aynı sıraları paylaşacaklar. Aynı sorunları, aynı olumsuzlukları yaşayacaklar. Nereye yırttık?
Kitaba para verilmiyor. Aman ne ala! 50TL cebimizde kaldı. Okulların bağış istemesi yasaklandı. Misss gibi! 1000 tane çocuğun boku püsürüğü biriktiğinde; çocuklarımız tuvaletlerden, sınıfların pisliğinden  hastalık kaptığında soracağım kim avantajlı? 1000 tane çocuğun kullandığı tuvaleti 1 hizmetli temizleyecek. Duy da inanma. Okullarsa; bağış şanslarını da kaybettikleri için, dışarıdan hizmetli çalıştıramayacaklar. Çocuklarını devlet okullarına göndermeye karar veren ebeveynler; elimizi taşın altına sokmamız gerekli.

 Kaynak: Salavatlı İlköğretim Okulu; Sultanhisar-Aydın

Benim çocukluğumda, eskiden; ilkokulların bahçelerinde spor aletleri, kum havuzları, dinlenme alanları olurdu. Bunlarsız tek okul bile olmazdı. Benim okulumda mesela; bir basketbol potası, 2 futbol kalesi, bir yarım daire şeklinde tırmanma borusu, 3 boy yanyana duran takla atma boruları, uzun atlama için kum havuzu, üzeri güneşlikli banklar vardı. İlkokulu devlet okulunda okudum. Öyle büyükşehirde falan da değildik. Anadolu’ daki herhangi bir ilçenin herhangi bir ilkokulu. Teneffüse çıkınca resmen nefes aldığımızı hissederdik. Bir kere, kantinle çok az işimiz olurdu. Simit bile aldığım sayılıdır. Dooooğru o anlattığım spor alanına koşardık. O kadar eskide kalmışlar ki; görsellerde denediğim onca anahtar kelimeye karşın, tek tük fotoğraf bulabildim. Ben de ElfAna’ ysam; bu düzenekten Alpi’nin okuluna yapılmasını sağlayacağım!
İlkokullarda ilk yarıyıl oyunla  ve resimle geçecekmiş. Teneffüslerde nasıl desarj olacak bu çocuklar?  İlkokula başladılar diye hemen hizaya girmeyi öğrenmeleri mi gerekli? Zaten 40′ ar dakikalık kabus ders saatlerinde, yerlerinde oturup da sabit durmaları için baskı görecekler. Bol bol boyama yapacakları duyuruluyor haberlerde. Alpi’ yi resimden soğutan da geçen sene ki öğretmeninin masabaşı faaliyetmerakı değil miydi? Off off…Hayatımdaki en endişeli döneme giriyoruz. Her şey netlik kazandıktan sonra; daha iyi bir gidişat görürüm umarım.

 *Biterken, internetten az önce eski ilkokulumu arattım da; o bahsettiğim alan, ek binaya kurban gitmiş. Gölgelikle banklar duruyor…

  • Share on Tumblr