Pinyata yapımı

 Pinyatamızın yapım aşamasını anlatacağımı yazmıştım. Aşağıdaki karelerde; pinyatamızdan sonraki coşku görüntülenmiştir 😛

 Alpi & RifBaba, zevkle kızgın kuş oyunu oynarlarken. Şöyle bir baktım da; içinde RifBaba varken, Alpi’ nin odası ne kadar da küçük gözüküyor :)

 Ahşap bloklarını ve çeşitli oyuncaklarını bir araya getirdi kuzucuk. Çok sevimli bir Angry Birds canlandırması oldu.

Angry Birds temalı pinyata yapımı için; Anne Bunu Yaptı‘ ya bir göz atın.

  • Share on Tumblr

6. Yaş Doğum Günü Partimiz

Doğum günü davetiyemizi ben hazırladım, RifBaba son rötuşları yaptı. Sınıf arkadaşlarına ve babasının iş yerindeki arkadaşlarına(!) dağıttı. Apartman panosuna astırdı. Birkaçını da elden dağıttı. Biz de RifBaba ile yanımızda olmasından memnuniyet duyacağımız arkadaşlarımıza haber verdik. Kaç kişinin geleceği tamamen muamma olan bir partiye hazırlanmış olduk.

Aylardır “Şövalye Temalı Parti” isteyen Alpi; son anda Angry Birds temasında karar kılınca; bendeki telaşı tahmin edersiniz! Hali hazırdaki hazırlıklarımı bir kenara kaldırıp; kolları sıvadım.

Angry Birds karakterlerini seçmek için Pinterest’ten ve Google Görsellerden yararlandım. Pinterestte’ ki dosyamız yararlanmak isteyenler için hala duruyor. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir arkadaşımın doğum gününe davetliydik 1 ay kadar önce ve Alpi orada bir Angery Birds pinyatası gördü. Aşık oldu resmen:) Koluna geçirdi ve gezdirdi. Ortada sahiplenecek tek bir kişi bile yoktu. Yine de uyardık; sahipleri gelip isteyebilir. Dikkatli oyna v sana ait olmadığını unutma diye. Nitekim; gelip aldılar. Alpi’ nin surat asıldı. Pinyatayla ağlamaklı hatıra fotoğrafları falan çekildi ve içimden geçirmiştim o an “İyi ki bundan yapmak zorunda kalmıyorum”. Heyhat! Kader ağlarını o an örmüş de haberim yokmuş! Tüm b tema değişiminin sorumlusu da işte o gün. Hatta o gün bugündür; Alpi kendini toparlayamadı ve Angry Birds’ lü oyunlara devam etmekte.


Bir kez olsun merak edip de oynamadığım bir oyundur Angry Birds. Fakat karakterlerle Alpi sayesinde tanışmak durumunda kaldım.

Bunlar da Alpi’ nin dün kendi başına yapıp da beni çağırdığı kızgın kuşları:

Ayça sayesinde iletişime geçebildiğimiz KaptaKek; neredeyse 1 haftadan daha az bir sürede bize temaya uygun  kurabiyelerimizi hazırladı. Özenli çalışmaları, şık paketlemeleri ve nezaketleri ile beni ve kuzumu mutlu ettikleri için tekrar teşekkür ediyorum.
 Site: www.kaptakek.com       Blog: www.kaptakek.net         Facebook : www.facebook.com/Kaptakek

 Twitter: @kaptakek                    Instagram: kaptakek


Bir gün öncesinde sevgili Nuran & Emincan’ in hediyesi elimize ulaştı. Parti boyunca üzerinden çıkartmak istemediği tişörtü ilk gördüğü attığı sevinç çığlığı anlatılamaz. Düşünceli arkadaşım ve kuzusu, öpüyoruz sizleri:)

6. yaşı kutlarken yanımızda olan, sevgilerini yollayan tüm dostlara selamlar. Çocuklarımızın nice güzel yıllarını, hep beraber kutlayalım.










 Nice güzel yılların olsun bebeğim. Önümüzdeki sene, o çok büyük hasretle beklediğin kardeşinle eğlenmenizi görmeyi dört gözle bekliyorum.


  • Share on Tumblr

Çocuklarda Sanat Eğitimi: Püskürtme tekniği

 Alpi’ ye bugün, Onunla püskürtme çalışması yapmak istediğimi  ve 3 renk parmak boyası seçebileceğini söyledim. .

Her renkten belli bir miktarda, 3 ayrı kağıt bardağa sıktık. Sonra sulandırarak fırça ile kullanabileceği bir kıvama getirdik

Alpi tek tek fırçasıyla kontrol etti.

İnce bir karton, bir adet pipet ve 3 renk sulandırılmış boya dolu bardaklarımızı hazırladık.

Örnek olsun diye, küçük miktarda çektiğim boyayı püskürttüm. Alpi’ nin gözleri parladı :) Hemen denemelere girişti. Konsantrasyonunu bozmamak adına; kendimi, o dudaklarını yemekten zor alıkoydum.

Burada önemli nokta; çocupun pipetle tüm boyayı yutmamasıdır. Bunun için; çalışmaya başlamadan önce bir bardak su, vişne kompostosu vb. zararsız karışımlarla denemeler yapılabilir. Hazır olduğunda çalışmaya geçebilir.

Her renk için ayrı pipete gerek yok. Renkler karışacak diye endişelenecek çocuk da olmayacak. Üst-baş ve yakın çevre için önlem almak isteyebilirsiniz.

Çalışma kuruduktan sonra bu şekilde sergilenebilir. Alternatif olarak; daha uçuk tonlarda renkler ile çalışıp, kuruduktan sonra kağıdı başka bir resim çalışmasında zemin olarak kullanabilirsiniz. Çalışmayı craft kağıdı üzerine yapıp, el emeği hediye paketi olarak değerlendirebilirsiniz.

Kurallar, çocuğa önceden anlatırsa, çalışma esnasında asgari müdahale olur ya da hiç müdahale gerekmez. Böylece, çocuk ile ebeveyn/öğretmen gerginlik yaşamazlar. Çocukların hevesi kırılmaz ve yetersizlik hissetmezler. Yaz ayları için bunu bir eğlenceye dönüştürmek de mümkün. Çalışma bitiminde püskürtme oyunları yapılabilir.

  • Share on Tumblr

Bereket kuşları nasıl yapılır?

a
Fotoğraftaki uyku mahmuru maymun neye zıplamış? Zıp zıp!
  • Share on Tumblr

Doğum günümüz & pirate party

 Önce bir yeni sekmeli TIK‘ ki keyif katmerlensin.
Cuma, sabaha karşı ezan sesiyle nihayet gözlerimi yumabildim. Cumartesi sabahı 7:30 itibariyle ayaktaydım. Geriye pastanın kreması ile kanepeler kalmıştı. Annem, kardeşim ve Sevda sabahtan geleceklerdi yani problem yoktu:) Ama sabah olunca oluverdi! Sevda’ ya kafa izni verdim&annemler gelecek diye içi rahat; annemler 13:00′ de başlayacak partiye 10 kala geldiler Sevda var nasılsa diye&içleri rahat! Var yaaa; turboya taktım o kadar işi bitirene kadar. Annemler gelince nasıl çıldırmış gördülerse beni, 15 dk da herşey yerli yerinde, masada idi:)
RifBaba bir grubu alıp bahçede eşlik etti. Ben ve kalanlarımız Alpi’ nin odasını toparlayıp kaçamak bir de çay keyfi yapıp indik. Annem&kardeşim sanırım evi tamamen terk ettiğimizde arkamızdan zil takıp oynamışlardır:))
Alpi, hediye sarhoşu bir şekilde bahçede sokak kedisi kıvamında karşıladı beni:) Biz Nurturia grup ile koyu sohbetteyken, Selçuk sağolsun, minikleri bir güzel bahçe hortumuyla suladı. Miniklerden şikayetçi yok.
Bir de anlayamadığım bir sebepten dolayı, herkes gelip kendilerini alacaklar için veya dönüş yolu için RifBaba’ ya danıştı 😛 RifBaba’ da her tanıştırdığım arkadaşımın “Haaa! RifBaba:))” demesinden yarı sırıtık bir vaziyette gezindi. Onun açısından düşününce garip bir  durum tabii; varlığından bihaber olduğu insanların varlığından haberdar olmaları..
Bizimle bugünümüzü varlığıyla, mesajlarıyla, mailleriyle, telefonlarıyla kutlayan herkese can-ı gönülden teşekkür ederiz.
14 yetişkin, 11 enik çok eğlendik. Ara ara ya anneler/babalar ya da çocuklar kafa dinlemek için evin çeşitli odalarına kaçtıysalar da mutsuz bir surat görmedim ben:))Nurturia ekip, enfes şeyler getirdi. Evren+YavruSu ve Beyza+Bartu ile ilk defa yüzyüze görüştük. Bartu’ nun kamera gördüğü anda gülümseyişi, TülinSu ve Jump zıppa zıppa!!!sı, Ton’ un paspas sevdası, Arca‘ nin utangaç cilveleri, Ege’ nin derhal gaza gelip koşturmaları, Çınar’ ın çikolata sevdası, Ada’ nın “Alpi, ne kadar büyümüşsün. Gel bi sarılayım”ı, Aras’ ın hayalgücü, Yasemin’ in kanepelere iltifatları, Elçim’ in fareli köyün kavalcılığı, bütün anne&babaların samimiyeti Ve Alpi’ min herşeye bedel o mutluluğu, gülüşü…İyi ki canımsın, benimsin oğlum. İyi ki yanımızdasınız arkadaşlar.

RifBaba & Alpi & ElfAna

dogum gunu 2010

Sofra düzeni, menü ve süsleme için kaynaklar:
www.freeprintables.com
www.dltk-kids.com
www.yemeksenligi.com
www.mrspancake.com

*Biterken Alpi uyuyor, RifBaba her kahveme eşlik etmekten hortladı & Tony Tuff+Smokie Benz – Fullfilment Time çalıyor.






  • Share on Tumblr

Şövalye

  • Share on Tumblr

Dokudu, dokudum, dokuyor

Sabah sabah “Bu da kim?” deme olasılığınız yüksek. Tanıştırayım: Fırat = Blog arkadaşları, Blog arkadaşları = Fırat. 97′ den beri tanıyorum Fırat’ ı. Üniversitenin ilk günü duyduk kendisini. “Ortalıkta bi çocuk geziniyor, bu kim?” “A-aa! Büyükmüş lan bu! Ben de çocuk deyince..” “Hadi yaa! 16 yaşında mıymış??”
16 yaşındaydı gerçekten de başladığında.

O artık başarılı bir dokuma sanatçısı olmuş. Ya sergiler için şehirdış/yurtdışında  yada yeni çalışmaları için atölyesinde tıkılı oluyor. Hayatlarımız bir yerlerde hep çakışır ama. Mesela düğünümüzde yoktu ama Alpi’ nin doğduğu gün, ben odama çıkartıldıktan sonra; ilk Fırat’ ın patlayan flaşlarıyla kendime gelmiştim:))) İzmir sergilerine elimizden geldiğince katılmaya çalışıRIZ. “rız” çünkü Alpi bayılıyor O’ na.

Geçtiğimiz haftalardan bir günümüzü birbirimize ayırdık. Yıllardır ayak basmadığım okuluma bu kez değişik bir heyecanla adım attım: Ellerimden tutan meleğimle..Eski arkadaşları gördüm, emektar hocalarıma rastladım; pek iyi geldiler.Şaşkınlıkla değişen her şeye baktım. 10 sene öncesini aradı gözlerim. Birileri sanki bizim kıyafetlerimizin azıcık değişiklerinin içine girmiş de geziniyorlardı. Kantindeki müzik kutumuza yöneldim ki Alpi’ ye eskiden dinlediğimiz şarkılardan birini dinletebileyim. Nerdeee? Yerinde playstaion duruyordu :( Bahçemiz de değişmiş. Dutlara o biçim dalardık. Olsundu. Biz yine de heykeltraş adaylarının çalışmalarını zevkle izledik. Duvar resimlerine ilgiyle baktik. Veee nihayet atölyeye daldık.

Acıktık, kantinden bişeyler alıp piknik masalarına sığıştık. Fırat’ ın yanına hocam diye gelen taze öğrencilere hala alışamadığımdan sırıtarak izledim:) Hava yavaş yavaş yağmur bulutlarıyla kaplandı. “Amaaan, atıştırmaya başlayınca gireriz içeri” dedik. Hemen sonrasında başlayan fırtınayla o “içeriye” 2 saniyede koşturuverdik. Yemek bölününce Alpi’ nin ilgisi de bölündü ve yeniden dokuma tezgahlarının başına üşüştüler. Fırat, sanki karşında büyük öğrencilerinden biri varmış gibi anlattın ya; hele Alpi’ de büyümüş gibi dinleyip, arada da sorular sordu ya; kendimi pek tuhaf hissettim. Sonra birlikte atkı & çözgü iplerini seçtiler.

Dokuma tezgahlarıyla ilgili herşeyleri ortaya döktüler. Kurcaladılar, denemeler çektiler. Alpi herşeyi sordu, abisi herşeyi yanıtladı. Büyük adamlar gibi ama :))

Eskinin öğrencileri, şimdinin öğretenleri Alpi’ yi keşfedince ben yakaladım bu sefer arkadaşımı. Alpi için ayarladığı ucu yuvarlatılmış iğneleri-etamin iğnesiydi galiba onlar- ve keçe yapımı için kullanabileceğim iğneleri teslim aldım. Gözlerim parladı. Düşünceli arkadaşım benim. Ayaküstü keçe iğnelerini denemeye kalktım. O, her tarafı tırtıklı iğne bikaç kez işaret parmağımı oydu çıktı. Nçıkk!! Paslanmışsın kızım! Evde bool bol pratik yapmam gerekecek. Unutmadan ekleyivereyim, Fırat’ ı, bütün gece sergi için ürün yetiştirdiğini bilmeden hadi lennn!!! yavruyla ben geldimisim:)) sabah köründe uyandırdım ve uyku sersemi okula koşturan arkadaşım, Alpi’ nin tezgahını unuttuğunu farkedip eve geri gitmiş. Hakkını nasıl öderiz?

İşte miniğin yeni meşgalesi. En minisinden dokuma tezgahımız! Alpi’ yle beraber kurmaya başladılar, ben devamını getirdim. Çözgü iplerinin sıklığı sizin elinizde. En önemli kural: Çözgüler bağlandıktan sonra her iki tarafın da gerginliği eşit olmalı. Yoksa bir tarafı anyaya gevşek bir tarafı Konya’ ya bakar gergin olur dokumanız. Şimdilik bezayağındayız. GSF hala büyülü bir dünya, görmesini bilene…Fırat Neziroğlu’ nun son sergi fotoğrafları.( Facebook hayran sayfasından alıntıdır)

*23 Nisan çocuk etkinlikleri için İzmir Doğal Yaşam Parkı’ nı bir düşünün derim. İşte program: TIK.
*İzmir İl Sosyal Müdürlüğü’ nce koruyucu aileliliği yaygınlaştırmak için hazırlanan önemli bir proje: ÖTEKİ ELİNİ DE SEN TUT
*Bayındır çiçek festivali başlıyoooor! Sepetini kapanla kim bilir, karşılaşabiliriz.

*Biterken, Alpi & RifBaba uyuyor, bu gece müik yok; sadece uzaklardaki havhavların sesleri:)

  • Share on Tumblr

Bahar temizliği

Bir bahar halleri dolanıyor üzerimizde.

Dondurma lekeleri başladı.

Kışlıklar kaldırılıyor, dolaplara ve evin her yerine yazlık giysiler ve aksesuarlar serpiştiriliyor.

Farklı heyecanlar yaşıyoruz. Hafta içi Bir Ege Masalı yaşadık. Gamze & Ege ile tanıştık. Çok ama çok keyifli bir gün geçirdik. Başta dilimiz tutuldu. Sırıtarak geçen 10dk sonunda minikler kaynaştırdı bizi :)Karataş’ ta buluşup Güzelyalı’ ya kadar yürüdük. Bir pizza bir de kahve molası verdik. Bol keyifli bir sohbetti bizimkisi. Kuzucuklar sakindi. Bize kıyak geçtiler o gün. Sahi Gamze, unutmuşum ben Hüsn-ü Yusuf’ ları, çin gülü de deniyormuş :) Özele saygı deyip fotoğraflarımızı kendimize sakladık. Tekrar tekrar görüşelim;)) Buyrun buraya, ne güzel anlatmış egeninannesi.

Kumsallardan topladığımız taşları nihayet kullannmaya başladık.

*Biterken Alpi çizgi film keyfinde, RifBaba işte ve Stefano Barone – Syberia çalıyor.

  • Share on Tumblr

BAHAR GELDİ HOŞGELDİ

Hava bir mis bir pis diye diye baharı getirdik. Nihayet! Sabahları ürpermeden uyanıyorum, Alpi’ nin üstü açılmış mı diye gece bölük pörçük uyanıp uyumuyorum, akşam üzerleri bahçeden çocuk sesleri yükseliyor, balkonda titremeden daha uzun süre durabiliyorum. E insana bir yaşama sevinci gelmiyor mu? Bloğuma da bahar geldi. Daha ufak tefek ayarları var da…

Alpi açısından baharın müjdeleri: kalıncalar dışalıda geziniyo, hel talaf yeşil olmuş, çiçekler var, güneş hep pallak, arkadaşlarımı görebiliyolum, akşamları baba-oğul gezintileri yapıyoluz, boyum uzadı, tlaş oldum, çolapsız geziyorum evde, uçultma yapıcaz babamla, annem daha az tepemde; bahar çarpmış olsa gerek:)))


Oldu bikaç gün öyle de asılıyorum iplere:

 Sağ alt karedeki ağıza dikkat!! Mini rendesi ile çubuk tarçın rendeliyor.

Kırmızı başlıklı kızın kuklaları & sahne düzenlemesi:) Ayrıntılar burada.

 Sevgi kartlarımız vardı sevgili Nuran‘ ın fikri. Niye bu kadar geç yayınlıyorum? Bu seferkinin üşengeçlikle alakası yok. Çekilişte Ceren&Alpi birbirlerine çıkmışlardı. Biz kartımızı aldık fakat Ceren7 inki eline geçmemişti. Bekleyelim de sürprizi kaçmasın dedim. Özgür çok üzüldüm&sinirliyim hala. Bir daha sadece kargolarla çalışmalıyız! Merak edenler için kaynaklar ve yapım aşamaları burada ve burada.

 Sol alt köşedeki kart Ceren’ in Alpi’ ye yolladığı sevgi dolu kartı. Sağ tarafta da Emincan’ ın sürpriz kartı duruyor. Akvaryumun eve ilk geldiği anki görüntüsü bu, aldanmayın. Zarf yine Ceren’ e giden ve ulaşmayan zarf.

Hazır siyah fon kartonu artmışken, boyalar da önümüzdeyken ip boyamayı aradan çıkarttık.

Annesi yemek masasını kapladı yine Alpi’ ye yeni kartlar hazırladı.

Yapışkanlı kağıtlar – sticker kağıt deyince anlıyor bazı kırtasıyeler- çok işimi görüyor kart hazırlarken.

A4 olarak kestiriyorum, yazıcıya koyup çıktıyı bunun üzerine alıyorum, bir ucunu azıcık kıvırıp kartona yapıştırarak başlıyorum ki kaymasın, cetvel yardımıyla tamamen yapıştırıyorum ve kesiyorum. Bazen lamine etmem de gerekiyor. O zaman da ön&arkaya yapışkanlı şeffaf folyo uyguluyorum. 


Bu kutu nihayet değerlendirildi.  Gönül isterdi ki ahşaptan olsunlar; hatta kendim yapayım! Ama bu kadarına ne yazık ki ne vaktim var ne de etrafta bulma imkanım. Alpi’ nin de bir oyun evi oldu, rahatladım. Hem eve gelen evcilik ihtiyacındaki kız arkadaşlarıyla hem de bizimle oynuyor. Henüz bir erkek arkadaşının buna ilgi gösterdiğine şahit olmadım. Hatta “Kız oyuncağı bu, oynama!” diye akıl da veriyor minik erkek çocukları. Ah anneleri ah!!!
                                                                                                          Alpi dinazor kitabını keşfetti. Cüceden o kadar sakındığım halde ucunu görmüş temizlik esnasında, gözleri döndü!  Arada inceliyoruz beraber. Dinazor projesi şekillenmeye başladı kafamda. Şu tembellik bir kalksa üzerimden de diğer projeleri bi düzenleyip yayınlasam. Şimdilik kitap az hasarla inceleniyor. Çok narin bir kitap. Bir sene daha görmeseydi iyi olacaktı :)

“Mumuk” eşliğinde sesleri tanıma çalışmalarımız devam ediyor. “A” harfine saplanmış durumdayız şimdilik, vazgeçemedi “A” dan.
 
İpe uzun zamandır boncuk diziyorduk. Yavaş yavaş daha minik delikli boncuklara yönelmeye başladık. Geçen gün elinde bu sıralanmış boncuklar, havaya atıp tutuyordu. Ha dağıldı ha dağılacak diye beklerken, boşuna beklediğimi farkettim. Düğüm atma çalışmalarına ucundan bir giriş yapmıştık ama hala tam olarak düğümleyemiyor ipi. Alternatif bulmuş kendine kuzum. Pek bi hoşuma gitti :)
Günlerimiz genellikle dışarıda daha fazla geçiyor artık:
 
Arada bir kahve & tatlı molası verip devam ediyoruz
 
 
 
 
 Akşamları evdeyiz
 
 
 
O da biter yakında. Bahar bizi çağırıyor:)
*Biterken Alpi uyuyor, RifBaba işte & apartmandaki tadilat gürültüsünden müzik bile dinleyemiyorum.
 

  • Share on Tumblr

3 BOYUTLU LABİRENT

Ne demek bu şimdi” 3D labirent?” Hani şu gazete/dergi eklerinde vardır ya:
-Tavuk yumurtalarına kavuşamamış. Yolu bulmasında yardım eder misiniz?
Parmağı başlangıca koyup, döne sapa, eğlenceli bir yolculuk yapıp bitişe varırdık yaa:) Hala da miniklere hitap eden gazete/dergilerde var. İşte Alpi bunların hastası. Önce o işaret parmağını gözüme sokacakmış gibi çevire çevire uzatıp, ani bir manevrayla “Başla!!!” diye kağıda koyuverir 😛 Ama her seferinde! Biz bunlardan bir sürü stokladık.
Önce “A Bit Of This and A Bit Of That“; sonra da “Pratik Anne” de görünce süper fikir diye atlamıştım.  Artık birkaç tanesi hep çantamda:)

 
Birkaç gün önce aklıma bir de böylesi geldi. Oyun hamurlarından kendi seçtiği bir renk hamuru alıyoruz. Yarısı Alpi’ ye yarısı bana. Baylıyoruz yuvarlamaya/yılan yapmaya. Spagetti inceliğine gelince birlikte labirentimizin şeklini veriyoruz. Minik oyuncaklardan -ki bunlar genellikle favori animasyon karakterleri oluyor; iki adet seçip; birini labirentin başlangıcına diğerini de bitişine koyuyoruz.
Scrat ile başla Scrat girl ile bitir.
Eve   ile başla Wall-e’ nin çantası ile bitir.
Sponge Bob ile başla Patrick ile bitir.
Pluto ile başla Mickey Mouse ile bitir……saatler sürdü bizimkisi; iyi eğlenceler.

*Biterken Alpi & RifBaba uyuyor, Birşey çaldıramayan Şule & ona gülen Füsfüs için Judy Garland – Over The Rainbow çalıyor.

  • Share on Tumblr