Gebelikte 31. hafta

31. haftadan merhaba. Kardeş’ in 29. hafta bilgilerini girmeyi ihmal etmişim. 29. haftada 1,55 kg idi. 31. haftada ise 2.64 kg olmuş:) Ben de 6,5-7kg arasinda gidip geliyorum. Bir gülücük de bana! :)
Kardeşin beyin ve kemikleri, hizla gelişmeye devam ediyor. Bebeğin kalsiyum ihtiyacını karşılamak için bolca kalsiyum alınması gerekli. Amniyon sıvısının fazlalığından dolayı; bu haftalarda kıpır kıpırmış. “Önceden fark edilmeyen küçük hareketler bile sizi rahatsız edecektir” der kaynak. Kesinlikle bu oluyor. Bazen nasıl oturacağımı, yatacağımı şaşırıyorum. Bebeğin hareketleri ve sağlığı arasıdaki bağı göz ardı etmemek gerekli. Bu önemli bir ayrıntı. Hareketlerde azalma olursa da dinlenip, bir seyler yenmesi tavsiye ediliyor. Bir de; gunde 10-11 hareket sorunsuz kabul ediliyor.
Rahim büyüdü, alan azaldı, ağrılar had safhada, yatamazsin, kalkamazsin, nefes almazsin, kasilmalar ve ağrılar veeee bunlarin hepsi normal! Her hafta yazdığım gibi:P Sadece bu ağrılar uzun ve/veya düzenliyse erken doğum riski olabilir aman dikkat!

Kaynak: WebAnne

  • Share on Tumblr

Gebelikte 30. hafta

30. haftadan merhaba :)Kardeş artık aydınık ve karanlığı ayırt edebiliyormuş. Bulunduğu ortam zifiri karanlık da olsa; ışıklı bir ortama geçtiğimde fark edermiş. Ağırlığı da, doğumdaki ağırlığın üçte ikisine ulaşmış. Gün içerisinde devamlı tekme, yumruk ve zıpla ile karnımı yamult, feleğimi şaşırt şeklinde takılmaya devam ediyoruz. “Allah ne verdiyse yapıştırdı” derler ya; hah işte, aynı öyle yapıyor:) Bazi arkadaslarim anlatıyorlar; “Aa ben çok nadir hisederdim”, “Beni hiç uykudan uyandırmadı” vs diye de şaşırıyorum. Gebeliğin başka türlüsünü bilmiyorum. Zira; bizde hep böyle.

Peki yaa neler oluyor bana? Vücudumda devamlı büyüyen bir dolu şey var. Ortalama alinan kilo; 11,5-16 imiş. Ben 6,5-7 arasındayım. Bunun da neredeyse yarısı rahmin, bebeğin ve plasentanın büyümesi ile aminiyotik sıvının hacmiymiş. Böyle şeyler okuyunca ne yalan söyleyeyim; hoşuma gidiyor. Doğumdan sonra bu kez kiloyla uğraşmayacağım. Yani son ay coşmazsam. Aynen kaynağımda yazdığım gibi; artık hamilelikten sıkıldım. Yani, 24 saat bebeğimi kucağımda düşlemiyorum henüz fakat artık bu hamile bedenden kurtulmak da istiyorum. Eskisi gibi hareket özgürlüğüne kavuşmak; iyi gelecek:)
Gün boyu Braxton Hicks kasılmalarına saydırabiliyorum. Uykusuzluk problemim yok. Fakat ara ara mide yanmalarıolabiliyor. Sodaya sığınıyorum ben de. İdrar yapma ihtiyacı herdaim var zaten. Yürüyüşler sıkıntılı olabiliyor. Apışarak yürüdüğüm günler oluyor. Böyle günlerde kısa kesiyoruz. Ei & ayak şişlikleri azalsalarda devam ediyor. Kramplar da nadir de ols geri geldiler. Sadece sabah uyandığımda, gerinirsem oluyor. Ayaklarımı kaldırarak dinlenmeyi ihmal ediyorum. Bir kaç kere de bol sıvı alımını unuttum.
Kaynağım; yatış pozisyonunu tekrar anlatmış, ben de değinmek istiyorum. Kaynak der ki; “Gebelikte en uygun yatış pozisyonu, sol tarafa ve yan olarak yatmaktır. Çünkü kanı kalbe geri taşıyan ana toplardamarlar karnınızın sağ tarafında. Sol yanınıza yatmanız, bu damarların basıncını düşürür. Bu da kanın organlardan kalbe dönüşünün en iyi şekilde olmasını sağlar. (Bu şekilde uyumaya özen gösterin ve karnınızın altına bir yastık koyun.)” İnce bir yastık kullanıyorum ben de. İlk günlerde hamile yastıklarından almayı planlıyordum. Alpi’ ye gebeyken 5-6 yastıkla uyuduğumu hatırlıyorum. Fakat bu kez hiç de gerek duymadım. İnce bir tane karnımın altına, bir tane bacaklarımın arasına ve bir tane de başımın altına. Unutmuyoruz; her hamilelik farklılık gösterir.

Kaynak: WebAnne

  • Share on Tumblr

Gebelikte 26. Hafta

Kardeş’ de göz ile ilgili gelişmeler varmış. Göz açıp kapamaya başlarmış ki; ultrasonda buna denk geldik. Gözün tabakaları gelişir, göz rengi oluşmaya başlarmış. Göz rengi tam anlamıyla, doğduktan sonraki aylarda oturur. Akciğer gelişimi doğuma kadar devam ediyor. Cilt altı, yağ birikmesiyle kalınlaşırmış. Bu haftaki en ilginç gelişmeler; bebeğn dokunmaya karşı, beyin dalgalarıyla karşılık vermesi ve karna ışık tutulduğunda, başını o tarafa çevirmesi.
Kaynak beni; vücudumdaki su tutulmasına bağlı olarak, özellikle yüzümde şişme olabileceği konusunda uyarıyor. Daha geçenlerde yüzümün ne kadar toparlaklaştığını düşünmüştüm. Bir kaç gün sonra baktığımdaysa; öyle gelmemişti sanki. Kilo aldığımı ve yüzümde toplandığını zannetmiştim; pek sevindim bak şimdi 😉 Yine kabızlık konusunda uyarı var. Kaynağım şu anda dalga geçiyor benimle! Uyumak için her fırsatıı değerlendirmelisiniz yazıyor yahu. Kim kaybetmiş o fırsatları da ben bulacağım? Sabahları RıfBaba işe giderken uyandırmaya, gün içerisinde de oğlu uyutmamaya ahh etmiş sanki! Konu açılınca, ikisi de gece erken yatmamı tavsiye ediyor. Oldu! Size soracaktım..
Hamileliğe bağlı olarak bazı ağrılar, kramplar ve baskı hissi olabiliyormuş; oluyor. Şimdi yazacaklarıma dikkat! Kaynak der ki:
“Bu haftalarda  birden bire ve durup dururken karnınızda bir sertleşme hissedebilirsiniz. Rahminizdeki anı kasılma ve gevşemeler; Braxton Hicks kasılması denilen, ağrısız regl krampları gibidir. Rahminiz, gerçek doğum ağrıları için önceden çalışma yapar. Bu dönemde erken doğum belirtilerine karşı da duyarlı olmak gerekir. Saatte dört ya da daha fazla olan kasılmalarda, doktorunuza başvurmalısınız. Erken doğum tehtidinde ise kasılmalar sürekli ve belirli aralıklarla gelir.”

Kaynak: WebAnne

  • Share on Tumblr

Gebelikte 24. hafta

24. haftadan merhaba! & aylık olduk; kaldı son 3 ay. Oldukça hareketlendi. Bu sabah; 06:00’da tekmelerle uyandim ve tam 9,5 saat karnım kıpır kıpırdı!!! Daktır T. ile bunu paylaştığımızda; “Öncelikle sağ salim gelsin, bundan emin olalım, sonra da sanırım oldukça hareketli bir bebek daha geliyor diyeceğiz” dedi. Aralıksız hareket etti ve aynı noktaya peşpeşe tekmeler savurdu. Pozisyondan pozisyona girdim; sağa yattım, sola döndüm, ayağa kalktım. Kardeş hiç ara vermedi.
Artık Kardeş, gelen tepkilere rekleks olarak değil de gayet bilinçli olarak karşılık veriyormuş. Ne kadar harika değil mi? Akciğerler gelişmeye devam ediyormuş. Boyunu ve kilosunu bilmiyoruz çünkü yine sormayı unuttuk 😛 Daktır T. de sagolsun; biz sormazsak hiç tınmıyor. Kardeş’in kilosu boyu bilinmiyorsa; benimkinin de biinmesine bir gerek yok bence:P Bu haftayı rahat geçireyim bari.

Dişeti kanamaları devam ediyor fakat rahatladığımı hisseiyorum. Artık şiş değiller. Gebelik şekeri ihtimaline karşı; şeker tarama testine girdim. Bir önceki gece; 00:00′ dan itibaren yeme içmeyi kesiyorsunuz ve ertesi sabah aç karnına kan alıyorlar. 1,5-2 saat kadar bekleniyor ve 50′ lik seker yüklemesi- yarım bardak kadar şekerli su içiyorsunuz- yapılıyor. Tekrar kan alınıyor ve karşılaştırılıyor. Bu kez de yırtmanın mutluluğuyla; ayran ve poaçayı, labrotuardan çıkar çıkmaz mideye indirdim.
Korkunç bir kalça ağrısı musallat oldu! Sağ kalçamdaki ağrıya dayanmakta zorlanıyorum. Ne kadar dinlenirsem dinleneyim; ayağa kalktığım anda ağrı başlıyor. Hatırladığım kadarıyla; Alpi’ ye gebeyken de aynı ağrıdan muzdariptim. Fakat ne zaman başlamıştı, işte onu anımsayamıyorum.

Bu haftayla beraber; genellikle kokusuz, sarı-beyaz renkte, normal vajinal akıntı artarmış. Bol bol su içmem çok ama çok önemli. Erken doğum riskiyle karşı karşıya kalınmasının en büyük sebeplerinden birisi de; yaz aylarındaki sıcaklarda yeterli su almamaktan dolayı yaşanan su kaybıymış. Hatta hemen kalkıp bir bardak su içeyim. Yine de; erken doğum riskine karşın, bilgilenmeli ve olası belirtiere karşı uyanık olmak gerekiyor.

“Doğumun olabilmesi için rahimde kasılma olması ve bu kasılmaların rahim ağzını açacak kadar şiddetli ve sürekli olması gerekir.Ancak her kasılma ağrı olarak hissedilmeyebilir. Genelde belde ve kasıklarda adet sancısına benzer ağrılar hissedilebilir. Kişi bunu karnında bir sertleşme olarak algılar.
Yine halk arasında Nişan adı verilen sümüğümsü bir tıkacın gelmesi ya da normalden fazla sulu bir akıntı olması erken doğum tehdidini düşündürür. İstirahat ile geçmeyen bu tür sancılar olduğunda vakit kaybetmeden hekim ile temasa geçmek son derece önemlidir.
Bebek aşağıya doğru bastırıyor gibi bir his genelde erken doğum tehdidi altındaki pek çok kadında görülür.

  • Erken doğum belirtileri varlığında ne yapılmalıdır
    Belirtiler başladığında ne yaptığınızı hatırlamaya çalışın
  • Yaptığınız işi bırakın
  • Bir saat sol yanınıza dönerek yatın

2-3 bardak sıvı için 1 saat içinde belirtilerde gerileme olmaz ise doktorunuza haber verin”
Bu bilgiler; Dr. Alper Mumcu’ dan alıntıdır.  Ayrıntılı bilgi için  http://www.mumcu.com u okuyup; kendi doğum doktorunuza danışabilirsiniz. Ve hatta danışmalısınız da.

*Biterken; RifBaba’ nın eli karnımdayken sordum:
E: Yüz ifaden çok tuhaflaşıyor. Tam olarak ne hissediyorsun?
R: Karnının içinde kıpır kıpır! Bir can büyüyor. (Alpi’ yi göstererek) Bu da böyleydi. Kıpır kıpır, sonra doğdu ve şimdi dışarıda kıpır kıpır. Ürperiyorum hareketlerini hissedince. Tarif etmem mümkün değil. Çok heyecanlanıyorum.

Kaynak: WebAnne

  • Share on Tumblr

Gebelikte 23. hafta

Minik oğlumuz, neredeyse bir oyuncak bebek kadar olmuş:) Geçen haftadan beni duyabildiğini biliyorum. Yarın Alpi’ ye bu söyleyeyim de; kardeşinin Onu duyabileceğini öğrensin. Geçenlerde bunu sormuştu çünkü. Kardeş, çok şanslı bir kardeşsin. Şimdiden söyleyeyim oğlum:)
Vücudu büyük bir hızla doğumda göreceğim kıvama geliyor, tombullaşıyor. Göz rengi hala belli değil. Yine kumral ve kahverengi gözlü bir bebeğimizin olacağını düşünüyorum. Artık hareketleri dışarıdan çok rahat görülüyor. Karnım malum; başından beri iri gidiyordu zaten. Artık çok çok sert tekmeler yiyorum. Bazen olduğum yerde kalıyorum. Bazen de bebek hareket ettikçe; ,ç,m bulanıyor gibi oluyor ve aşırı ıdrar hissiyle beraber, tuvalete koşturuyorum.
 Sanki hamileliğe dair her şeyi unutmuşum! Anneme kızardım; Alpi’ ye gebeyken sorduğum çoğu şeye “Hatırlamıyorum” diye yanıt verirdi. Bazı şeyler hatırlanmayabiliniyormuş demek ki.
 Hala çoğunlukla karnımın sol tarafında. Solu bırakınca da mutlaka aşağıya çalışıyor. Geçenlerde kafası olduğunu tahmin ettiğim uzvunu, karnımın sağ tarafına öyle bir dayayıp ittirdi ki; Alpi büyük bir hevesle dokununca, acıdan geri kaçtım! Değişik bir yanma hissiydi. Minik savaşçım, abisine benzeyecek mi acaba?

Bendeniz en sonunda kilo almaya başladım! 6. aya 1 haftamız var. Haftaya yazacağım; bakalım
 kaç kilo almışım. Aşerme bu dönemde hızlanırmış. Hiç bilmiyordum. Her iki gebeliğimde de hiç aşermedim. 3.-4. aylarda dabiter bu durum sanıyordum. Hala olaya, “nazlanma” olarak bakıyorum. Son nazlanma günlerimi de değerlendirmeyeceğim sanırım:)
Kramplardan ses seda yok. Soda, muz ve süt üçlüsü işe yaradı demek ki. Rahmim artık idrar torbasının üzerindeymiş. Kardeş baskı yaptığında koşar adım tuvalete gitme sebebim belli oldu:) Hafif kaçırmalar da olabiliyormuş artık.
Ayakta uzun süre kalınca şişmeler olabiliyormuş; hiç olmadı. Olmaz da umarım. Alpi’ ye gebeyken son 2-3 aydı sanırım; feci şişmişti ayaklarım. Tüm gün boyunca terlik aranmıştık Balçova’ da annemle. Hımm iyi oldu hatırladığım; o terliklerim duruyor.
Uterus kaslarının gerilmesiyle, iğne batmasına benzeyen ağrılar olabilirmiş. Onlardan da olmadı. Hamileleliğin başlarında, sezaryen kesiğimin yakınlarında bir ağrı olmuştu bir gün. Ödüm kopmuştu. Arkadaşlarıma danıştığımda; bazı gebeliklerde sezaryen kesiğinin etrafının, hamilelik ilerledikçe daha da acğrıyabileceğini öğrenmiştim.Hemen Daktır T.’ ye sormuştum ve O da olabildiğini onaylamıştı. Ne üzülmüştüm ne üzülmüştüm. Tüm gebeliğimi o gerginlik ve ağrı hissiyle geçireceğimi düşünmüştüm. Her hapşurduğumda o keskin ağrının karnıma saplanacağından korkmuştum. Olmadı bir daha. Bir seferlik bir şeymiş. Siz siz olun; sorun, araştırın ama hemen başıma gelecek diye felaket senaryoları kurmayın. 2-3 hafta sonra tekrarlamayınca, “Olmayacak bana” diye telkinlere başladım. Unuttum gitti.
Yarıyı geçtik. Çok hızlı geçiyor bu kez gebelik. Plasenta ne durumda acaba? Yakında kontrolümün olacağını umuyorum. Şeker yüklemesi var 24. haftada ve randevusuz gidiliyormuş. Randevusuz gidince de ultrasona almıyor Daktır T. genellikle. Halbuki ben bebeğimizin yüzünü görmeyi çok istiyorum:)

Kaynak: WebAnne

  • Share on Tumblr

Gebelikte 13. hafta

Geriden de olsa, bu seriyi tamamlayacağım:) Solda Alpi kuşum, kardeşini okşarken görülüyor. Heyecanla kardeşinin gelmesini bekliyor kuzum. Ben de asıl bomba soruları ne zaman sıralayacağını bekliyorum.

2. gebeliklerde karın daha çabuk büyür diyorlar ya; işte ispatı:) Peki, içeride neler oluyor?

Uterustaki büyümeyi, karnın alt kısmında hissedermişiz. Daktır T.’ nin “Daha bebeğini hissedemezsin, hissedeceğin şey sadece gebelik belirtileri, uterus büyümesi” dedği bu olsa gerek. 13 haftalık bebeğin bütün organları oluşmuştur ve büyümeye devam ederler. Yüzdeki organlar, olması gereken yerlerine doğru yerleşiyorlardır. Artık bebeğin cinsiyeti dışarıda bakılınca belli oluyordur.

 %90 ihtimalle bebeğimizin erkek olduğu müjdesi verildi bize de:))
Sabah bulantıları olanlara müjde, bu haftalarda rahata ermeye başlanıyor.Rahim büyüdükçe gerilir ve bu sebeple de etrafındaki kaslarda hafif ağrılar hissedilir. Bu ağrı, Round ligaman ağrısı olarak adlandırılır. Gelip geçici bir ağrıdır ve paniğe gerek yok deniyor. Yine de gebelik boyunca hissedilen her yeniliğin doğum doktoru ile paylaşılmasından yanayım. Ben bu şekilde yapıyorum. Doktorumda önlem olarak, her şey bilmek istiyor.
Ciltte oluşabilen lekelenmelere hazır oluyoruz. Gebelik maskesi veya Chloasma adı verilen bu lekelenmeler, doğumdan sonra geçiyormuş. Alpi’ ye gebeyken gebelik maskesi oluşmadı bende. Bu sefer de oluşmayacak diye tahmin ediyorum. İlk trimestere veda edebiliriz :)
Kaynak: webanne

  • Share on Tumblr

Gebelikte 12. hafta

Koca göbekten merhaba,
11. haftayı atlayarak geldik. 11. haftamız birtakım ilkler aksilik, heyecan, endişe ile geçti. Bizim ufaklığın 2′ i tarama testi sonucunu almaya gidecektik. Açıkcası içim huzurluydu, uzun zamandır keyifli günler geçirmeye alışmıştım. Tek derdim mide yanmasıydı.
Arkadaşım ile Kitap Fuarı’ na gittik. 1,5 saat kadar gezinip, 1/2 saat oturduk. Sonrası ve eve dönüş için de yaklaşık 1,5 saat daha geçti. Eve döndüğümde çok yorgundum doğal olarak. Akşam sürprizi, çok da koyu renk olmayan geniş bir lekelenmeydi. Sabaha da çok daha küçük kanama… Sonrasında hissettiğim garip duygu çok rahatsız ediciydi. Sanki PMS dönemi gibi; karnımda kazınma hissi, kasıklara doğru hissettiğim çekilme benzeri hisler. Daktır T’ yi aradım. Düşük yapıyor olabileceğimi ve vakit kaybetmeden Ege Üniversitesi Hastanesi’ ne gitmemizi istedi. Sonucu mutlaka bildirmemi de ekledi. Bir kaç saat sonra tekrar ardık ve gitmek istemediğimizi söyledik. Evde dinlenmek istiyordum. Alpi’ yi bırakacak bir yer yoktu ve çocuk uyuklayarak mahvolacaktı. Hepimiz de ayakta mahvolacaktık. Neticede Daktır T’ yi tekrar arayıp gitmeme kararımızı anlattık; O da çekebildiği kadar fırçayı 20sn’ ye sığdırıp; ertesi gün ilk hasta olarak muayenehanesine gelmemizi istedi. Piki deyip sabahı sabah ettik..
 Sabah söylenen saatte muayenehanedeydik fakat hemşire engeline takıldık. Nasıl ilk girebileceğimiz gibi bir saflığa düştüysek artık; 1,5 saat sonra hala “acil” olarak bekliyorduk. Arada hemşire ile 2 kez konuşmamıza rağmen! Tavsiye ederim; şunu yaptım:
İçeri giren yeni hastadan hemen sora Daktır T’ yi cep telefonundan aradım. Daktır hasta ile görüşmede olduğundan, elbette ki hemşiresi açacaktı telefonu:) Telefona yanıt ver,lmesiyle; adımı ve kaç saattir orada beklediğimi, 2 kez kendisiyle konuştuğumuz halde bizi iplememeye devam ettiğinin farkında olduğumuzu, doktorun bizi inatla acil olduğunu yinelediğimiz halde içeriye almadığını öğrendiğinde vereceği tepkiy falan hatırlattım. 5dk sonra içerideydik.

Kendimi çok suçladığım için; öncelkle bu ayda fuar gezinti süremin böyle bir duruma yol açmaması gerektiğini anlattı doktorumuz. Suçluluk duygumdan sıyrılıp, can kulağıyla dinlemeye başladım. Bir kanama olmuş evet. 20. haftaya kadar da devam edecekmiş. Kanamayla karşılaştığımızda paniklemememizi söyledi. Kanama, bebek kaynaklı değilmiş. Göbek kordonu ve plesentanın birleştiği yerde olan bir sızıntıymış. Çok korkutucu bir durum değilmiş. Beni asıl geren sonrasında söyledikleriydi. PMS dönemindeki gibi, mide kazıntısı, kasıklarda çekilme diye açıklamaya çalıştıklarım; kasılmalarmış. 3 aylık gebeyim ve kasılmalar başladı:S İşte bence bu dehşet vericiydi. Plesenta sonu ve rahim ağzındaki mesafenin 4cm olması gerekirken, hala kasılmalar olduğundan 3cm e düşmüş. Kanama ve kasılmalar beraber devam ederlerse, düşük yapabilme ihtimalimin yüksek olduğundan bahsetti.5 gün boyunca 8 saatte bir Progestan başladık. Ev istirahatı verdi. 2′ li tarama testinin sonucu; her şey yolundaydı. Cinsiyeti öğrenecektik bir sonraki gidişte ama bu hengamede tabii ki aklımıza bile gelmedi.

*Biterken, bizde her gebeliği geçin; her gebelik haftası ayrı bir olay!

  • Share on Tumblr